"Ürün Yaşam Döngüsü Analizi" ne Kısa Bir Bakış
- Celal Hakan Canbaz

- 14 Kas 2023
- 3 dakikada okunur

Bir Ürün Yaşam Döngüsü Analizi, ticari bir ürünün çevresel etkisini ölçen bir süreçtir ve ürünün yaşam döngüsünün tüm aşamalarını hesaba katar. Bu süreç, çeşitli çevresel metrikleri değerlendirir ve aynı zamanda Çevresel Ürün Beyanları gibi daha geniş çevresel belgelendirme süreçlerinde de kullanılabilir.
Climpach, sera gazı (GHG) emisyonlarına odaklanan bir “Ürün Yaşam Döngüsü Analizi” ni ticari bir ürünün yaşam döngüsü boyunca salınan GHG emisyonlarının toplamı olarak tanımlar.
Bu yazıda, bir ürün yaşam döngüsü analizi yapmanın faydalarını ve bir firmanın ya da organizasyonun neden böyle bir süreci başlatmayı düşünebileceğini inceleyeceğiz. Bu sürece dahil olan mekanizmaları, ve bu mekanizmaların şirketlere ve organizasyonlara ne gibi faydalar sağlayabileceğine odaklanacağız.
“Ürün Yaşam Döngüsü Analizi” nin Faydaları
Climpach olarak, ürün yaşam döngüsü analizi sürecinin firma ve organizasyonlara sağlayacağı faydaları beş (5) ana kategoriye ayırıyoruz.

1. Çevresel Etkiyi Azaltma
Bir ürünün yaşam döngüsünün en fazla GHG emisyonu üreten aşamalarını belirlemek, çevresel etkiyi en etkili şekilde azaltmaya yardımcı olabilir. Bir ürünün yaşam döngüsü içinde en fazla GHG emisyonu üreten bölgeleri "Karbon Odak Noktaları" olarak tanımlanır. Karbon Odak Noktaları temel olarak hedefe yönelik bir azaltma yaklaşımını kolaylaştırmak ve prosesi optimize etmek amacıyla kullanılmaktadır.
Bu süreçte her bir ürünün ürünün tam yaşam döngüsü hesaba katılarak işlem yapılır. Bu durum, bir etkinin yanlışlıkla bir diğer etkiyi arttırmasını (Yük Değişimi) önlemek için gereklidir.
2. Maliyet Tasarrufu
Karbon odak noktalarıyla başa çıkan organizasyonlar, ürünün tedarik zinciri verimsizliklerini ele alarak genellikle maliyet tasarrufu yapabilirler. Örneğin, imalat sürecindeki elektrik tüketimini azaltmak maliyetleri ve GHG emisyonlarını azaltmaya yardımcıdır.
3. İzleme ve Geleceği Garantileme
Organizasyonunuzun yaptığı ilk “Ürün Yaşam Döngüsü Analizi” bir ölçüt olarak kullanılabilir. Bu ölçüt ile azaltma hedefleri belirlenebilir ve performans zaman içinde izlenebilir. Bu şekilde bir izleme mekanizması, ürünün prosese ait yeni belirlenecek olan kurallarla uyumlu olduğundan emin olmaya yardımcı olabilir. Ayrıca geleceğe yönelik ve sürdürülebilir ürün tasarımları oluşturma fırsatları sunar.
4. Tedarikçi ve Müşteri İdaresi
Bir ürünün “Yaşam Döngüsü Analizi”; şeffaf iletişimi, yani hem tedarikçiler hem de müşterilerle ilişkileri güçlendirebilir. Organizasyonlar, genellikle hem tedarikçiler hem de müşterilerle çevresel etkileri ve finansal maliyetleri paylaşırlar.
Tedarikçiler, üretim sürecini basitleştirmek gibi ürün tasarımını sürdürülebilir şekilde yapmanın faydalarını elde edebilir. Ürünün yaşam döngüsü etrafında şeffaf bir iletişim, tüketiciye bir ürünü nasıl kullanacağı konusunda etki edebilir ve çevre dostu tüketici davranışını teşvik edebilir. Her iki örnek de ilgili aşamada gereken enerji girdilerini düşürerek, ürünün “Yaşam Döngüsü GHG Emisyonları” nı azaltır.
Sürdürülebilirlik çabalarını reklamlayan işletmeler, rakipleri karşısında avantaj sağlar. Bir ürünün tam yaşam döngüsü boyunca etkilerini göstermek, müşterilerin güvenini kazanmaya yardımcı olabilir. Ayrıca ürün yaşam döngüsü analizi sürecinin titiz doğası, yeşil yıkama (green wash) potansiyelini önler. KMI Brands 'ın gezegen, ekosistemler, döngüsellik ve insanlara olan kamusal taahhüdü bu anlatılan parametreye güzel bir örnektir.

Nereden Başlamalıyım?
Climpach, organizasyonların bir ürün yaşam döngüsü analizi yapmayı planlarken düşünmeleri gereken temel özellikleri aşağıdaki şekilde sıralamaktadır.
1. Ürün Seçimi ve Fonksiyonel Birim
Organizasyonlar önce iş modeli ile temsil edilen bir ürünü tanımlamalı ve stratejik hedeflerine uygun olan bir ürünü seçmelidir, yani en çok satan veya 'kahraman' ürünleri... Ürün seçildikten sonra, fonksiyonel birim (FU) belirlenmelidir. FU, tüm yaşam döngüsü analiz hesaplamalarının paydasıdır; sonuçlar GHG emisyonları olarak FU başına raporlanır. FU’nun seçimi, bir ürünün tasarımı, amacı ve belirleyici özellikleri göz önüne alınarak yapılmalıdır.
2. Yaşam Döngüsü Sınırını Belirleme
Organizasyonlar, bir ürünün çevresel etkilerini ne kadar ölçmeyi planladıklarını belirlemelidir. Aşağıda bir ürünün yaşam döngüsünün farklı aşamalarının ayrıntılı bir açıklaması bulunmaktadır, 'beşikten mezara' ve 'beşikten beşiğe' olarak bilinir.

Bir ürün yaşam döngüsü analizi, aşağıdaki 3 sınıra yerleştirilebilir:
· Başlangıçtan aşama geçişine, ürünün satış noktasında durur.
· Başlangıçtan Sona, ürünün kullanım ve imha süreçlerini içerir.
· Başlangıçtan Başlangıca, ürünün orijinal amacına geri dönmesini içerir, yani geri dönüşüm yapılmasını sağlar.
Başlangıçtan sona, kullanım aşamasından kaynaklanan önemli GHG emisyonlarına sahip ürünler için genellikle önerilir, örneğin elektrikli cihazlar veya araçlar gibi…
3. Atanabilir Süreçleri Tanımlama
Emisyonlar için sınırlar belirlerken, tüm ilgili faaliyetleri açıklayan bir süreç haritası oluşturmak önemlidir. Bu, hammaddeleri veya enerji girdilerini içeren ve bu nedenle ilgili GHG emisyonlarına sahip olan tüm süreçleri kategorileri içerir, ancak bunlarla sınırlı değildir.

4. Ortak Süreçlerin Atanması Yöntemi (uygun olduğu durumlarda)
Ürün yaşam döngüsü analizi bir ürün üretiyor veya kullanıyorsa, 'ortak süreçler' (co-product) oluşturuyorsa, bu süreçlerin 'ortak süreçleri' (her bir co-product'a ayrılamayan süreçler) nasıl paylaşılacağına dair bir yöntem üzerinde anlaşmaya varılması gerekir. Örneğin, bir deri ürünü üzerinde bir yaşam döngüsü analizi yürüten bir organizasyon, sığır çiftçiliğinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını et ve deri üretimi arasında bölmek zorundadır.
Bu, temel olarak iki ana atama yöntemiyle yapılabilir:
Fiziksel Atama
Bu, bileşen co-productlarının fiziksel miktarlarına dayalı olarak sera gazı emisyonlarını atar, (örneğin bir sığırın et ürünü ile deri ürünü arasındaki ağırlık farkı).
Ekonomik Atama
Bu, co-productların ekonomik değerine dayalı olarak sera gazı emisyonlarını atar, (örneğin bir sığırın et ürünü ile deri ürünü arasındaki pazar değeri farkı).
Mümkünse, özellikle co-productların değerinin pazar değişiklikleri ile dalgalanabileceği durumlarda, fiziksel atamanın kullanılması önerilir.
Seçilen ürünün fonksiyonel birimi, kapsamı ve sınırı sınıflandırıldıktan sonra, organizasyon, GHG emisyonlarına dönüştürmek üzere temel veri toplamaya başlayabilir.
Ek yardım için, GHG Protokolü, ürün yaşam döngüsü GHG emisyonlarını ölçme ve raporlama konusunda en yaygın kabul gören standart olan "Ürün Yaşam Döngüsü Muhasebesi ve Raporlama Standardı" hakkında rehberlik yayınlamaktadır. Climpach, bu standarda uygun olarak Ürün Yaşam Döngüsü Analizi metodolojilerini uyarlar.



